Henüz Üye Degilmisin ? Üye Ol | Parolamı Unuttum
Paneli Kapat
SANALGUCLULER Hack ve Güvenlik Platformu  

Cınler varmıdır

CINLER VARMIDIR Cinler yaşadığımız Dünya'yı ortak kullandığımız, tıpkı bizim gibi akıl ve şuur sahibi ancak bizim gibi bir bedene sahip olmayan varlıklardır. Bizimle aynı mekanda bulunuyor olmalarına rağmen onların farkına varmamamızın nedeni aramızdaki boyut farkıdır. İncil (daha sonradan bozulmuş olmasına rağmen) cinlerden toplam 18 ayette söz eder ancak mahiyetleri hakkında

AnaSayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   SANALGUCLULER Hack ve Güvenlik Platformu > Garip Olaylar (+16)

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04 Şubat 2012, 15:26   #1
Teğmen
Alone67 Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 03 Şubat 2012
Mesajlar: 109
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : Alone67 is on a distinguished road
Standart Cınler varmıdır

CINLER VARMIDIR


Cinler yaşadığımız Dünya'yı ortak kullandığımız, tıpkı bizim gibi akıl ve şuur sahibi ancak bizim gibi bir bedene sahip olmayan varlıklardır. Bizimle aynı mekanda bulunuyor olmalarına rağmen onların farkına varmamamızın nedeni aramızdaki boyut farkıdır.

İncil (daha sonradan bozulmuş olmasına rağmen) cinlerden toplam 18 ayette söz eder ancak mahiyetleri hakkında bilgi vermez.
Kur'an'ı Kerim - diğer her konuda da olduğu gibi - cinler hakkındaki en sağlam kaynak olarak elimizde bulunmaktadır. Kur'an indirildiği günden beri hiçbir değişime uğramamış tek kutsal kitap olmasının yanı sıra cinler alemi ile ilgili en geniş bilgiyi de içinde barındırır.
Kur'an'ın 50'nin üzerinde ayetinde doğrudan cinlerden bahsedilir. Bunun imansız cinleri "şeytan" olarak tanımlar ve bu şekilde hitap içeren birçok ayet daha bulunmaktadır.
Kur'an'ın bildirimlerine göre cinler ateşten (nar) yaratılmıştır. Atalarının adı Kur'an'da geçmez ama Cann olduğu rivayet edilir. İnsanlar için Adem neyse Cann da cinler için aynı anlamı ifade eder.
Cinlerin yaratıldığı madde ateş olmasına rağmen yaşam formları ışın demetine, lazer ışınına benzer. Lazer de, bilindiği gibi, tek noktada yoğunlaşmış ışık manasındadır.
Nasıl insan topraktan yaratılmış fakat şu an toprak şeklinde değilse cinler de ateş halinde değildir.
Cinler arasında da çeşitli dinler, inanışlar ve yaşayış biçimleri vardır. Müslüman olan ve iyi davranışlar sergileyenler cennet ile müjdelenirken, kafir olanlarını acı cehennem azabı beklemektedir.
Kur'an cinlerin halis ateşten (nar) yaratıldıklarını, insanların birçoğunu türlü hileler ile kandırdıklarını, gökten haber çalmaya çalıştıklarını, Kur'an'ı dinlediklerini ve bir kısmının ilahi mesaja itaat ettiğini, cinlerin gaybı (geleceği) bilemeyeceklerini tüm detayları ile anlatır.
Bunun dışında Hz. Süleyman (a.s.)'ın cinlere hükmettiğini, onları çalıştırarak onlardan dilediğince faydalandığını anlatan ayetler de mevcuttur. (Saba 12 - 14) Kur'an cinler aleminin diğer önemli detayları hakkında - ne yazık ki - bilgi vermez. Cinler yer içer mi? Evlenir mi? Çocuk doğurur mu? Ne şekilde ibadet ederler? Bunlar ve bu tarz sorulanın cevapları Kur'an-ı Kerim tarafından verilmez.
Buna rağmen elimizdeki ayetler cinlerin varlığını bizlere apaçık bir şekilde göstermektedir. Kur'an neticede gerekli temel bilgiyi vermiş ve geri kalanının araştırılarak öğrenilmesi için biz insanları teşvik etmiştir.

2-)CINLERIN TEMEL OZELLIKLERI

Cinlerin Temel Özellikleri


Cinlerin yaratılışı nasıldır?
Cinler insanlardan farklı olarak ateşten (nar) yaratılmışlardır ve bedensiz bir yaşam sürerler. Aslında bir cin pek çok açıdan bedensiz bir insana benzer. Biz insanların bedenlerinin etrafında bulunan biyoenerjetik alan (aura) cinlerin temel yapısını oluşturur.

Cinler ne zaman yaratılmıştır?
Cinlerin yaratılma zamanının insandan çok daha önce olduğuna dair tüm araştırmacılar hemfikirdir. Şeytanın da cin olması zaten bunun en önemli kanıtıdır.

Cinler insana benzer mi?
Cinler ve insanlar her açıdan birbirine o kadar benzemektedir ki Kur'an her iki türe birden gönderilmiş, cinler de insanların sorumlu tutulduğu her şeyden sorumlu tutulmuştur.
Cinler yaşamlarını sürdürmek için biz insanlar gibi besine ihtiyaç duymazlar. Var olabilmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi Güneş'ten yayılan radyasyon ve kozmik ışınım sayesinde elde ederler.
Cinlerin hastalanması, yaralanması vb. insana özgü sanılan birçok özelliği de söz konusudur. Enerjetik bedenlerinde oluşan bir dengesizlik hastalanmalarına, yine aynı enerjini bloke olması ise yaralanmalarına neden olur. Kendilerine ait tıp bilimleri, hekimleri ve tedavi yöntemleri vardır.


Cinlerin doğumları, yaşamları, ölümleri nasıldır?
Cinler de doğar,büyür, yaşar ve ecelleri geldiğinde ölürler. Doğumları hakkında - bizzat cinlerden aldığımız ve ciddiye aldığımız ve ciddiye alınması oldukça zor beyanlar dışında - ne yazık ki elimizde hiçbir bilgi bulunmamaktadır.
Cinler ile kurmuş olduğum şahsi diyaloglarda doğum için (Dünya zamanı ile) 17 gün süren bir gebelik sürecinin gerektiğini, manyetik anlamda şiddetli enerji içeren bölgelerde doğum yaptıklarını, doğumun daha çok enerjinin bölünmesi olarak tanımlanabileceğini ve doğan yeni cinin insan yavrusu gibi çaresiz bir halde değil kendi yaşamını tek başına sürdürebilecek durumda ortaya çıktığını öğrenmiştim. Değişik cinler bu konuda farklı iddialar da ortaya atmışlardı ancak hemen hemen hepsi yukarıda anlattıklarımın doğruluğunu onaylamışlardı. Yine de cinler kesinlikle güvenilir yaratıklar değillerdir ve bu nedenle doğum konusundaki bu bilgilerin de ne derece doğru olduğu belli değildir.


Cinlerin ömürleri de hemen hemen insana yakın bir süredir ancak aramızda bulunan boyut farkı nedeniyle cinler ortalama 800 - 900 yıl yaşamaktadır. Bu devasa süreye rağmen kendi algılayışlarında bu süre bizim 60 yılımız kadardır.
İnsanlara göre tek şanslı oldukları konu bizim gibi ömürlerinin büyük bölümünü eğitime harcamamalarıdır. Kısa ( bizim süremizle 6 ay) süren temel bir eğitim alırlar ve daha sonra herhangi bir bilgiye ihtiyaç duyduklarında onu "Akaşik" kayıtları adı verilen ve geçmiş zamandaki tüm bilgileri içeren devasa bilgi bankasından temin ederler.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken konu Akaşik kayıtlarının yalnızca geçmişe dair bilgiler içeriyor olmasıdır. Cinler bu nedenle geçmiş ile ilgili konuları çok net olarak bilebilirler ve böylece gelecek ile ilgili söyledikleri yalanlara inanmanızı sağlayabilirler. Unutulmamalıdır ki cinler geleceği hiçbir suretle bilemezler.
Cinler öldüklerinde arkalarında bir ceset bırakmazlar. Sahip oldukları yoğunlaşmış enerji alanı dağılır ve bir daha hiç kimse ile irtibat kuramazlar. Bir cinin ölümü diğer cinler arasında çok ağır etkiler bırakmaz. Bu olayı çok sakin karşılarlar ve asla yas tutmazlar.

Cinler nerede yaşar?
Birçok araştırmacı cinlerin insanlardan ve hayvanlardan uzak, ıssız yerlerde yaşadıklarını kaydeder. Buna rağmen şahsi görüşüm bu iddianın doğru olmadığı ve cinlerin insanlarla içiçe yaşadıkları yönündedir.

Cinlerin toplulukları nasıl yaşar?
Cinler de ırklara ve milletlere bölünmüştür. Binlerce farklı ırka ve milyonlarca koloniye sahiptirler. Bizdeki ülke tanımına benzemese de (çünkü toprak ve mekanları yoktur) ülkeleri vardır. Ülkeleri krallar yönetir, krallık babadan oğula geçer ve/ya savaşarak kazanılır.
Irkları ve milletleri arasından daima savaşlar olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Kurulan irtibatlar sonucu elde ettiğim bilgilere göre büyük savaşlarda milyarlarca cinin telef olduğu ve bunun ardından binlerce yıl süren uzun barış döneminin yaşandığı bildirilmiştir ancak beyanın kaynağı cinler olduğu için bilgi - ne yazık ki - güvenilir değildir.

Cinler seks yapar mı?

Cinlerin de tıpkı insanlar gibi nefisleri vardır ve birbirleri ile seks ilişkisi içerisindedirler. Bizim gibi üreme amacı gütmeksizin sadece haz amaçlı olarak da seks yaparlar. Bizden farkları utanma duygularının olmaması ve seks konusunda bize nazaran fazlasıyla rahat olmalarıdır.
Cinlerin erkekleri bu konuda çok zayıf bir yaradılışa sahiptir ve çoğu zaman dişi cinler ile yetinmeyerek dişi insan ve hatta hayvanlar ile de birlikte olurlar. Bu amaçla sıklıkla insanlara yaklaşır, önce ikna etmeye çabalar, reddedildiklerinde ise tecavüze kalkışırlar.
Dişi cinler ise bu konuda kendilerine daha hakimdirler ve genellikle insanlar ile birlikte olmak için çaba serf etmezler. Buna rağmen dişi cinler de insanlara aşık olabilmektedir ve aşık oldukları erkekler ile ilişkiye girebilmektedirler.
Tam bu noktada belirtilmesi gereken önemli bir konu vardır. Bazı araştırmacılar iki türün birbirini gebe bırakabileceğini öne sürer. Ancak elimizde bunu söylemek için gerekli sebeplerin hiçbiri bulunmamaktadır. Her şeyden önce böylesi bir ilişki tamamen ruhsal düzlemde gerçekleşir ve hazza yöneliktir. Bu tarz bir ilişkide kesinlikle fiziksel bir aktarım söz konusu edilemez. Fiziksel aktarım olmaksızın tarafların birbirini ne şekilde gebe bıraktığı sorusunun cevabını ise hiçbir araştırmacı vermeye yanaşmamıştır. Bu nedenle biz de bunun teorik olarak bile gerçekleşme imkanının bulunmadığını kabul etmeyi tercih ediyoruz.


Cinler istedikleri yere gidebilir mi?
Cinler beden sahibi olmadıkları için ışık hızına yakın hızlarda ( ama asla ışık hızında değil) hareket edebilirler ve istedikleri yere anında gidip gelebilirler. Dünya bir yana, diğer gezegenlere seyahat etmeleri bile an meselesidir.
Ancak Güneş Sistemi dışına çıkmaları mümkün değildir. Hatta uzak gezegenler olan Uranüs, Neptün ve Plüton bile onlar için fazlasıyla tehlikelidir. Bunun sebebi bu gezegenlerin mesafesinin uzak olması değil, bu gezegenlerin Güneş'ten çok uzak olmalarıdır. Cinlerin Güneş'ten aldıkları radyasyon ve kozmik ışınım olmadan yaşamlarını sürdürmelerinin mümkün olmadığını daha önce de belirtmiştik.
Cinlerin gezegenler arasında seyahat edebileceklerin fakat yine de geçemeyecekleri bir sınır çizildiği Kur'an'da Rahman / 33. ve 35. ayetlerde açıkça bildirilmiştir ve bu yeterli bir delildir.
Cinlerin bir anda bir yerlere gidip gelebileceklerini bildiren en önemli ayet ise Neml/39'dur. Bu ayette ayrıca cinin gittiği yerden bir nesneyi de beraberinde getirebileceğine işaret vardır.
Çoğu araştırmacı cinlerin maddesel evren üzerinde herhangi bir etkiye sahip olamayacaklarını savunur. Ben de gerek deneyimlerim gerekse mantıksal çıkarımlarım sonucu bu araştırmacılara katılıyorum.
Peki Neml / 39'da geçen "tahtın göz açıp kapanana kadar getirilmesi" olgusu nasıl açıklanabilir? Kanaatimce bunun için Saba 12 - 14 ayetlerine bakılmalıdır. Bu maddesel transfer, cinlere hükmetme yeteneği bulunan Hz.Süleyman (a.s.)'a mahsus bir özellik olarak değerlendirilmelidir. Aslında cinler gerekli yoğunlaşmayı sağlayıp maddesel evren üzerinde de etkili olabilirler ama bunu gerçekleştirmelerini sağlayacak formül biz insanlarda bulunmamaktadır. İşte Hz.Süleyman (a.s.) kendisine verilen bu formül ile cinlerin maddeye tesir etmelerini sağlamış olmalıdır.


Cinler yer kaplar mı?
Cinler maddeye tesir edemeyecekleri gibi, kütlesel yapıları bulunmadığı için mekanda yer de işgal etmezler. Aynı mekanda, örneğin ufak bir odanın içinde, milyonlarca cin bulunabilir.
Yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum ki cinlerin nüfusları insanlara göre çok fazladır. Aile hayatları vardır ama bu bizim anladığımızdan farklı, daha çok kolonileşme şeklindedir. Bir cin ailesinden onbinlerce (bazen milyonlarca) cin bulunur.

Astroloji cinleri de etkiler mi?
Kozmik ışınım ve yıldızsal hareketler tıpkı insanları ve hayvanları olduğu gibi cinleri de etkiler ancak cinler üzerindeki etki daha belirgin ve daha yoğundur. Bildiğimiz astrolojik kaideler cinler için de geçerli olmasına rağmen insanlar için kullandığımız astrolojik yorumların cinler için hiçbir hükmü yoktur. Bu nedenle kendi astrologları ve kendilerine ait yorumlama yöntemleri vardır ve astroloji bilgileri bizden çok daha fazladır.

Cinler aleminde de hayvanlar var mıdır?
Cinler âleminde de, bizdeki gibi şuursuz canlılar, yani hayvanlar mevcuttur. bu hayvanlardan değişik şekillerde faydalanırlar ama onları öldürüp besin olarak kullanmazlar.

3-)CINLER ILE ILETISIM KURMAK

Cinler ile İletişim Kurmak


Cinler alemi ile iletişim kurma isteği çok eski ilkel insanlara kadar dayanır. Bunun asıl nedeni iletişim kurmak isteyenin yalnızca insanlar olmaması aksine cinlerin de bunu yapmayı fazlasıyla istemeleridir.
Aramızda bulunan boyut farkı nedeniyle ne biz onları görebiliriz ne de onlar bizi ancak cinler bazı "boyut kapıları"nı kullanarak bizim boyutumuza kısa süreli geçişler yapabilirler. Tabi bunu da tüm cinler yapamaz, insanlarla iletişim kurabilme becerisine ve bunu yapmak için gerekli teorik bilgiye ihtiyaçları vardır.
Dünya'nın her yerinde sayısız boyut kapısı bulunmaktadır. Bu boyut kapılarından geçen cinler yine de her insanla görüşemezler. Ancak bunu gerçekleştirmeye elverişli bir beden yapısı bulunan insanlar ile iletişim kurabilirler.
Bu insanların auralarında ciddi bir boşuk (arka kapı, menfez noktası) bulunur. cinler bu zafiyeti ( ya da bazılarına göre bu özel bir yetenektir) kullanarak insanlar ile iletişim kurarlar.

İnsanların cinler ile nasıl irtibat kurabileceği konusu ise günümüzde hâlâ aydınlığa kavuşturulabilmiş değildir.
Öncelikle insan bir bedene sahip olduğu için ( ve bedensiz var olması da mümkün olmadığı için) bir boyut kapısı kullansa dahi cinler alemine geçiş yapamaz. Bu nedenle görüşmenin gerçekleşebilmesi için cinlerin bizim boyutumuza intikal etmeleri önkoşuldur.
Cinler enerji dalgası oldukları için bizim boyutumuza geldiklerinde ya aşırı bir yoğunlaşma gerçekleştirmeleri ya da insanlar ile telepatik bağ kurmaları gerekir. Yoğunlaşma seçeneğinde cin ete kemiğe bürünmüş gibi gözükebilir ancak bu işlem cinler için çok zordur ve yoğunlaşmayı en fazla bir - iki dakika sürdürebilirler. Bir dakikalık yoğunlaşma işlemi bile bünyelerinde tarifsiz yorgunluğa ve hatta enerjetik bedenlerinde hasarlara neden olur. Bu olumsuz koşullar nedeni ile cinlerle kurulan irtibatın çok büyük bir bölümü telepatik formattadır. Bu da bize cinler ile iletişime geçecek olan insanın her şeyden önce telepati yeteneğine sahip olması gerektiğini gösterir.
Cinler kendi aralarında da iletişim için telepati kullanırlar bu nedenle telepatik iletişim onlar için sıradandır. Cinler yalnızca geniş topluluklar söz konusu olduğunda sözlü iletişime geçerler. Kullandıkları dil sağlam rivayetlere göre Aramice'dir.
Cin bu telepatik bağlantıyı insan beynine bazı elektromanyetik sinyaller göndererek kurar fakat her insana anadili ile hitap edebilirler. Yani bir cinle irtibat kurmak için Aramice bilmenize gerek yoktur.
Bunun nedeni dilimizi bilmeleri değil, kelimelere yüklediğimiz anlamların karşılığı olan elektrik sinyallerini beynimizdeki anlama merkezine doğrudan göndermeleridir.


Peki cinler ile iletişim kurmak için ne yapılmalıdır? Özellikle de hangi cin ile irtibata geçeceğinizi bilmiyorsanız başınız ciddi belada demektir... Çünkü çalışan bir telefona ve telefon hattına sahip olsanız bile kimi arayacağınızı bilmiyorsanız (veya arayacak kimseniz yoksa) bu telefondan faydalanmanız da pek kolay olmayacaktır.
Cinler ile irtibat kurmaya meraklı bir kişi konuyla ilgili yazılmış eserleri okuduğu zaman büyük bir şaşkınlık içinde kalacaktır. Konunun uzmanlarını sadece gülme krizlerine sokan bu iddiaları kısaca anlatacak ve örnekler de sunacağım ancak yeni başlayanların bunları gerçekten ciddiye alıp uyguladıklarını ve sonuçta - çok doğal olarak - büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını aklınızdan çıkartmayın.


- Cin Çağırma Örnekleri -

Açıkça görüldüğü gibi eski eserler bu konuyu o kadar karmaşık bazı ritüellere bağlarlar ki daha başlamadan vazgeçmeniz işten bile değildir.
Bunun yapılma nedeni - şahsi kanaatimce - işi olabildiğince yokuşa sürerek bu işe herkesin ilgi duymasını önlemek, ilgi duyanları da bu şekil işe yaramaz formüller ile oyalayarak işten bir an önce soğumalarını sağlamaktır. Piyasada bulunabilecek tüm öneriler - ne yazık ki - bu bahsettiğimiz türdendir.
Tüm bu eski formüller, cinler ile irtibat kurmak isteyen kişinin toplumdan soyutlanmasını ve oruç tutarak nefsini terbiye etmesini şart koşarlar. Ardından bazı ayet ve duaların binlerce - evet binlerce - kez okunmasını, hatta haftalarca Dünya kelamı konuşulmamasını salık verirler.
Açıkçası bu formülleri üstün körü okuyup da bu yargılara varmış değilim, birçoğunu bizzat denedim ve hiçbiri ama hiçbiri zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramadı. Yeni başlayan diğer insanların da benim gibi zaman ve emeklerini boşa harcamalarını istemiyorum.
Bilinmesi gereken en önemli koşul cinler ile iletişim kurmak ile dua okumak arasında hiçbir bağlantı bulunmadığıdır.
Böyle bir bağlantının varlığını kabul edersek cinler ile en rahat iletişimin bütün gün Kur'an okuyan değerli hafızlar tarafından kurulması gerektiği sonucuna ulaşırız ki bunun böyle olmadığı hafızların beyanları ile sabittir.
Ayrıca cinlerle iletişim kurmak için dua okumak şart olsaydı cinler ile yalnızca müslümanlar iletişim kurabilirdi. Bunun da katiyyen doğru olmadığını ve her dinden ve dinsiz insanların cinlerle görüşebildiklerini biliyoruz.
Elbette Kur'an okumanın hiçbir zararı ve/ya sakıncası bulunmamaktadır ancak bunun cinler ile iletişime geçmek için tek yol olduğunu iddia etmek de tamamıyla zulümdür.

İşin aslına gelirsek, cinler ile iletişim kurmak için insanın mutlaka bu konuya elverişli bir aura yapısına sahip olması gerekmektedir. Buna elverişli kişiler de zaten ergenlikten itibaren aniden çeşitli ilhamlar almaya daha sonra ise sesler duymaya başlarlar.
Dediğim gibi ilk irtibat genellikle cinler tarafından kurulur. Konuya dair yeteneği olan bir kişi ise konuya hakim birinden ders alarak bu işi gerçekleştirebilir. Kendi başına bu iletişimi kurmayı başaran insan yok denecek kadar azdır.
Tam bu noktada cinler ile iletişim kurmanın tehlikeli bir iş olduğunu hatırlatmakta fayda vardır.
Bu işi gerçekleştirmek için gereken riskleri göze almak ve fazlasıyla çaba harcamak için geçerli bir nedene ihtiyacınız vardır. Neden cinler ile görüşmek istiyorsunuz? İletişim sürenizi ve ne şekilde iletişime geçeceğinizi bu kritik soruya vereceğiniz cevap belirleyecektir.
Örneğin büyü yaparak birilerine zarar vermeye amaçlayan bir kişi kötü cinler - yani şeytanlar- ile çok çabuk bir şekilde iletişime geçebilir ve fakat zarar görme olasılığı da bir o kadar yüksektir. Gel gör ki bu iş için gerekli tılsımlar piyasada kısa bir arama sonucunda bile bulunabilir. Kötü cinler zaten kendilerine köle aramaktadırlar ve kendi ayakları ile onlara giden bir büyücüyü asla geri çevirmezler.

Cinler ile irtibat kurabilmek için öncelikle cinler hakkında sağlam teorik bilgiye sahip olmak gerekir. Bir cine hükmetmeye çalışmak, bu konuda teorik bilgisi olmayanların kalkıştıkları ilk iştir ve ne yazık ki çok tehlikelidir. Çünkü cine hükmetmek - teorik olarak bile - mümkün değildir ancak cinin insana hükmetmesi sanıldığından çok daha kolaydır.
Cinler ile insanlar ancak dostluk münasebeti kurabilirler ve bunu gerçekleştirmek de uzun yıllar süren çabalar gerektirir. Bu nedenle bir cine sahip olmak kesinlikle söz konusu değildir. Sizinle sürekli görüşen bir cin sizin köleniz değil olsa olsa arkadaşınız olabilir. Eğer onunla yatak ilişkiniz de varsa - tıpkı insanlarla olduğu gibi - sizin sevgiliniz olur. Ama tüm bunlar, sizin her emrinizi yerine getireceğini ve/ya size yalan söylemeyeceğini göstermez.
Daha önce de belirttiğim gibi cinler insanlara hükmetmeyi sever ve insanları kolaylıkla köleleri haline getirebilirler.

Bu nedenlerden ötürü, cinler ile irtibat kurmaya kalkışmadan önce çok detaylı düşünmeli ve ortaya çıkması muhtemel tüm sorunlara katlanmalısınız. Cinler mâna aleminde yaşayan varlıklardır ve esas itibari ile maddesel evrende yaşayan biz insanlara herhangi bir zarar vermeleri mümkün değildir. Ancak insanların enerji dengelerini bozarak ve/ya beyne bir takım impulslar (uyarıcı sinyaller) göndererek insanları rahatsız ederler.
Öncelikle katiyyen bilinmelidir ki bir cin - ne kadar güçlü olursa olsun , bir insana fiziksel olarak hiçbir şekilde zarar veremez. Halkın "cin çarpması" olarak adlandırdığı olgu cinden korkan insanın aşırı derecede adrenalin salgılaması sonucu ortaya çıkan fiziksel bir süreçtir ve aynı etkiyi örneğin bir yılan da gerçekleştirebilir. Yılan gördüğünde çok korkan bir insan da aniden kasılacak ve tıpkı "cin çarpması" vakasına maruz kalan insanlar gibi olacaktır. Yani ortada cinin çarpması değil, insanın gereksiz yere korkarak kendi kendisine zarar vermesi diye açıklayabileceğimiz bir olay vardır. Bu nedenle cinlerden hiçbir şekilde korkmamak gerekir. Gerçekten bir cin ile karşılaşılması durumunda bile - ki bu çok seyrek rastlanan bir olgudur - sakinliği elden bırakmamalıyız. Yoksa cin bize zarar veremez ancak biz kendi kendimize çok büyük ve bazen geri dönüşü de olmayan zararlar verebiliriz.
Cinlerin insanlara verdikleri en büyük zarar görünmeyen yollar ile yaptıkları işlerdir, bunların başında ise vesvese gelir.
Vesvese yersiz korku yani kuruntudur. Cinler insanlara varlıklarını hiç hissettirmeden de vesvese verebilirler ve bu vesveseler normal bir insanı bile paranoid hale çevirebilir.
Cinlerin insanlara en çok zarar verdikleri bir diğer alan ise yalan söylemeleridir. Yalanları ile kandırdıkları insanı perişan etmeleri gerçekten çok kısa sürer. Bu nedenle kesinlikle söylediklerine itibar edilmemeli ve her zaman temkinli davranılmalıdır.

NOT : YAZI ALINTIDIR
Alone67 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Sponsor Linkler (Lütfen Sitemize Destek Olmak İçin Günde Bir Kez Tıklayınız)
Cevapla

Paylaş

Etiketler
cinler, varmidir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:49.


"İnsanları da Kağıt Paralar Gibi Güneş'e Tutunuz, İçlerinde Atatürk Yoksa Sahtedirler ..."
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız admin[at]sanalgucluler[dot]com iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.
Alemin Kralı, Alexa, Altavista, Android, Android, Apple ios, Apple Iphone, ASP-.NET, Astroloji, Bada, Blackberry, Blackberry Os, C#, C/C++, Çin Malı Telefonlar, Counter Strike, CSS, Delphi, DMOZ, Eklentiler (Hack-Plugins), Ekonomi, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Firar, Google Adsense, Google Adwords, Google Analytics, Google Pagerank, Google Translate, Güvenlik Programları, Hayat Devam Ediyor, HTC, HTML-XHTML, Java, JavaScript & AJAX, Kamera Şakaları, Karahan Online, Kaza Videoları, Knight OnLine, Komik Videolar, Kurtlar Vadisi Pusu, Kuzey Güney, Kültür Sanat, Linux, MAC-OS, Maemo, Magazin, Metin2, Mobil, Moderatör Başvuruları, Motorola, Muck, Muhteşem Yüzyıl, Nokia, Ogame, Palm Os, Pardus, PHP, Pis Yedili, Planet, Python, Sağlık, Samsung, Ses&Video Programları, Siemens, Silkroad Online, Sinema, Sonyericsson, Sorularınız ve Cevapları, Spor, Symbian, Sürücü&Driver, Tasarım Programları, Teknoloji, Travian, Tv Rehberi, Unix, vBulletin Temaları, Visual Basic, Windows, Windows Mobile, WolfTeam, World of Warcraft, WPF/WCF, XML/XSLT, Yahoo, Yalan Dünya, Yer Gök Aşk, İlginç Videolar, İnternet Programları, İstanbul Kıyamet Vakti, Öyle Bir Geçer Zamanki
I Love You Google

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0